Sivil Toplum Kuruluşları

Toplum Kuruluşları son yıllarda da gelişmelere paralel olarak dünya gündeminin başlıca konularından biri olup, ülkemiz için de büyük önem taşımaktadır. Özellikle Amerika’da yaygınlaşan ve gittikçe etkisini her alanda arttırdığı gözlenen sivil toplum kuruluşları önde gelen yönetim gurusu Peter Drucker tarafından ABD’nin en büyük yenilik ve itici gücü olarak göstermektedir.Artık uluslararası kuruluşlar ve sivil toplum örgütleri toplumsal kararların alınmasında seçilmişlerle birlikte rol alıyorlar.Bu gelişmenin ardında yatan nedenlerden belki de en önemlisi, artık insanların geleceklerini belirleyecek konuları, seçtikleri temsilcilere de bırakmak istememeleri, doğrudan söz sahibi olmak istemeleri. Bu da sivil toplum kuruluşları aracılığıyla gelişen katılımcılığı beraberinde getiriyor.

Medler Hakkı'nda bilgi

ilkçağda İran’ın kuzeybatı ve batısında devlet kurmuş bir topluluktur. Hint-Avrupa kökenli olan Medler, Dicle Vadisi ile Hazar Denizi arasında kalan İran Yaylası’nın ortasında yaşadılar. Yaşadıkları ülkeye de Media adını verdiler. İÖ 1000 yıllarına ait Asur yazılı belgelerinde bu topluluğun adı geçer. Başlangıçta dağınık topluluklar halinde yaşayan Med boylarını bir araya getiren Kyaksares, Elamlılardan sonra İran Yaylası’nda bir devlet kurdu. Hemedan yakınlarındaki Ekbatana’ yı da başkent yaptı. İÖ 625’te azılı düşmanları İskitlerin Kralı Madiyes’i bir şölende öldüren Medler, başsız kalan İskit boylarını ülkelerinden çıkardılar. D

Sümer Uygarlığı Hakkı'nda bilgi

Sümerler’in yerleştiği Mezopotamya’nın yerli halkı yoktur. Ilkçağ’da birçok milletlere yurt olan Mezopotamya, tarih öncesi çağlarında bataklıklarla kaplı olduğu için oturmaya elverişli değildi Bölge başlıca üç paçaya ayrılır: Kuzeye Asur, orta kesime Kaide, güneye de Sinear adı verilir
M. Ö. 4.000 yıllarında doğudan, genel olarak Orta Asya’dan buraya göçler oldu. Bu arada Sümerler güneyde Sinear bölgesine yerleştiler Daha sonra gelen Akadlar orta kesimi, Kasitler Asur bölgesini, Elâmlar güneyi yurt edindiler. Orta Asya’dan gelen Sümerler’le Elâmlar dil ve gelenek bakımından Akadlar’la Kasitler’den ayrılıyorlardı Akadlar’la Kasitler, Asurlular’la Babilliler gibi, kök bakımından, Araplar’ı, Fenikeliler’i, İbraniler’i de içine alan Sami ırkındandılar.

Uluğ Bey kimdir ?

Uluğ Bey 22 Mart 1394’te İran’da Sultaniye’de doğdu. Timur’un küçük oğlu Şahruh’un büyük oğludur. Uluğ Bey büyük annnesi yani Büyük Timur’un eşi olan İmparatoriçe Saray-Mülk Hanım tarafından büyütülüp terbiye edildi. 1411’de henüz 17 yaşında iken başkenti Semerkant olmak üzere muazzam Maveraünnehir eyaletine imparator naibi olarak atandı. Uluğ Bey tam 38 yıl gerçek bir hükümdar gibi Semerkant’ta saltanat sürdü. Etrafına devrin en büyük bilim ve sanat adamlarını topladı. TimurOğulları Türk Rönesansı denen büyük medeniyet hamlesinin gerçek kurucularından biri oldu.

Bakırköy Tarihi

Bakırköy Bizans devrinden beri bir sayfiye semti olarak bilinmektedir. Önceleri Hebdomon, sonraları Makrohora adı ile anılan bu semte Osmanlılar devrinde Makrıköy denilmiş, Cumhuriyetten sonra Bakırköy adı verilmiştir.Bizanslılar zamanında burada saraylar, kiliseler, çeşitli binalar yapılmıştır. Osmanlılar devrinde de Bakırköy ve çevresi önemini muhafaza etmiştir. Florya’da padişahlara ait büyük bir bahçenin bulunduğu tarihî kayıtlardan anlaşılmaktadır. Bakırköy ile Kazlıçeşme arasında padişahlara ait İskender Çelebi Bahçesi bulunmaktaydı. İstanbul’un ünlü mesirelerinden olan bahçe içinde köşkler de bulunuyordu. Çok zengin olan, çok parlak bir hayat yaşıyan İskender Çelebi, Kanunî Sultan Süleyman zamanında Defterdar’dı. 1833 yılında, bu bahçenin arsasının bir kısmı üzerinde Sultan II. Mahmut’un fermanı ile bir veba hastanesi yapılmıştır.